Kitabı Mukaddes (Tevrat Zebur ve İncil) Nedir?
Neden Dört İncil Var? (İncil mi, İnciller mi?)
Hıristiyanlar neden kiliseye giderler?
Hz. İsa ne zaman geri gelecektir?
Kutsal Kitap'ın Doğruluğu ve Değişmezliği!
İncili sağlığında İsa Mesih'mi yazdı?
İsa Mesih'in Tamamladığı ve Tamamlayacağı Peygamberlikler!
Üçlü Birlik (Teslis) İnancı Nedir?
Hristiyan Olmak için Ne Yapmalıyım.
Hiristiyanlar niçin Hz Muhammede inanmıyorlar?
İncilde İslam Peygamberi ile ilgili bir ön bildiri varmıdır?
Hem Kutsal Kitap Hem de Kuran Doğru Olabilirmi?
İsa Mesih Tanrının Oğlumudur?
Haç çıkartmak nedir?
Katolik, Protestan, Ortadoks Ne Demektir?
Günah Çıkartmak nedir?
Hristiyanlar Birden Fazla Tanrıyamı Tapınırlar?
Kutsal Kitap'ın Tanrısı Sevgi Tanrısımıdır?
İsa Mesih Haç üzerinde ölmedi mi?


Hıristiyan Portalları
Kilise Web Siteleri
Hristiyan Yayın Evleri
Türkçe Hristiyan Web Siteleri
Yabancı Hristiyan Web Siteleri
Kilise Adresleri

İncil Okuyun
Sesli Kutsal Kitap
Sohbet Edelim
Bedava Kitap Kampanyası
Bize Yazın



Dünyada bir sürü inanç, din, felsefe var peki hangisi gerçekten beni doğru olana taşıyacak bana gerçek insan olmanın ne olduğunu gösterecek? Tabii ki doğru olan götürecektir ve bütün bu karmaşanın içinde yalnızca birisi Tanrı'sal gerçek ve doğru olan yoldur. Şimdi bu gerçeğe ve doğrunun arayışına baktıkça aslında kendimizi de biraz olsun tanımış olacağız. O zaman hazırsak Kutsal Kitap'ın ilk bölümüyle başlayıp ilk insanın yaratılışına ve sonuca bakalım;

Tanrı, "İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım" dedi, "Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun." Kitap'ı Mukaddes/Eski Ahit/Tevrat/Yaratılış 1:26

İşte Yüce Tanrı'nın insanı ilk yaratışı ve yaratılıştaki mükemmelliği anlatan sözler. "Kendi suretimizde ve kendimize benzer" Harika değilmi, görkemli ve yüce olan Tanrı'nın benzerliğinde bir yaratılış sıradan bir şey ya da rast gele bir iş değil.
Sonrasında Tanrı, ilk insan ve gelecekte tüm insan soyunun temsilcisi olacak olan Ademi Aden bahçesine koydu ve her şeyi onun eline verdi bir şey hariç;

"Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün." Kitap'ı Mukaddes /Eski Ahit/Tevrat/Yaratılış 2:17

Burada dikkat ederseniz çok ciddi bir şey var Tanrı Adem'i ciddi şekilde uyarıyor ölürsün! Çünkü o ana kadar ölüm diye bir şey yok sonsuz bir yaşam ve Yüce Tanrı'yla beraber olmanın getirdiği bereket ve mutluluk var. Kutsal Kitap'a bakmaya devam edersek sonrasında Havva'nın yaratılışını ve sonrasında günahın dünyaya girişini görürüz;

RAB Tanrı'nın yarattığı yabanıl hayvanların en kurnazı yılandı. Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, `Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin> dedi mi?" diye sordu. Kadın, "Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz" diye yanıtladı, "Ama Tanrı, `Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz> dedi." Yılan, "Kesinlikle ölmezsiniz" dedi, "Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız." Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. Kitap'ı Mukaddes /Eski Ahit/Tevrat/Yaratılış 3:1-6

Acı gerçek ortaya çıktı. Ölüm bütün ağırlığıyla çöktü peki neden? Tanrı gibi olabilmek için yani daha büyük, daha önemli, daha güçlü olmak için. Başlangıçta verilen uyarı dikkate alınmadı ve günah dünyaya girdi ve günahın ücreti olan ölüm yerine gelmişti ya sonrası cennetten kovuluş ve en önemlisi Tanrı ile birlikte geçirilen o bereketli zamanın sonu yani Tanrıdan kopuş;

Sonra, "Adem iyiyle kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu" dedi, "Artık yaşam ağacına uzanıp meyve almasına, yiyip ölümsüz olmasına izin verilmemeli." Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Adem'i Aden bahçesinden çıkardı. Onu kovdu. Yaşam ağacının yolunu denetlemek için de Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar* ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi.Kitap'ı Mukaddes /Eski Ahit/Tevrat/Yaratılış 3:22-24

İşte bu noktadan sonra artık yapacak bir şey kalmamıştı günah işlenmiş ve bedeli olan ölüm yani Tanrı'dan sonsuz kopuş gerçekleşmişti. Öncesinde Tanrı ile beraber geçirilen ve her anlarını dolduran o bereket artık geride kalmıştı. Tanrı'nın önün de insan soyunun temsilcisi olarak duran Adem ve Havva birer vekil olarak sadece kendilerinin değil aynı zamanda tüm insanlığın da günaha düşüşüne ve dolayısıyla ölümüne sebep oldular.

Yukarıda sitemizin amacının "insan olmanın" ne olduğu sorusuna cevap aradığını belirtmiştik. Şimdi Kutsal Kitap'ın ölçüsü ışı ğında insanın ne olduğu konusunu biraz daha anlayabiliyoruz. Kutsal Kitap bize günah sonucu Tanrıdan kopmuş olan ve onun bereketinden yoksun olan bir insandan bahsetmektedir. Yani sadece insan olmak diye bir kavramın yeterli olmadığını üstüne basa basa bize bildirmektedir. Çünkü ortada günahlı ve Tanrıdan kopuk bir insan soyu vardır.


Günaha düşüşün ve ölümün sonrasında ne oldu? Tanrı artık günahlı ve kendisinden kopuk olan insan soyunu bir daha hiç anmadımı? Hayır! Kutsal Kitap ta bir baba sevgisiyle ve kendi suretinde bizi yaratan olarak gördüğümüz Tanrı elbette ki bizi kendi başımıza bırakmadı. Günah sorununa ve ölüme karşı çözümler üretti. Peygamberler vasıtasıyla isteklerini bizlere iletti ve insan soyunun bir gün gelecek olan kurtarıcıya yani Tanrının günah sorununa karşı ürettiği çözümü getirecek olana bakmaları ve buna iman etmeleri konusunda yönlendirdi onlara vaatlerde bulundu;

Konutumu aranızda kuracak, size sırt çevirmeyeceğim. Aranızda yaşayacak, Tanrınız olacağım. Siz de benim halkım olacaksınız. Kitap'ı Mukaddes /Eski Ahit/Tevrat/Levililer 26:11-12

Bunun gibi bir çok örnekte Tanrı insanlığı asla yalnız bırakmayacağı konusunda güvence verdi ve bu gerçek kurtarış planını Mesih İsada açıklayana kadar devam etti. Kendi sözüne kelamına beden verip aramıza gönderdi günahlı insan doğasına karşı kutsal Tanrı sözü aramızda yaşadı Bize Tanrı'nın kurtarış palanını Lütfunu ve sevgisini gösterdi;

Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı. Başlangıçta O, Tanrı'yla birlikteydi. Her şey O'nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O'nsuz olmadı. Yaşam O'ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. Kitap'ı Mukaddes /Yeni Ahit/İncil/Yuhanna 1:1-4

Tanrı, öz Oğlu Rabbimiz İsa Mesih'le ilgili olan bu müjdeyi peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yazılarda önceden vaat etti. Bedence Davut'un soyundan doğan Rabbimiz İsa Mesih'in, kendi kutsal ruhu sayesinde ölümden dirilişiyle Tanrı'nın Oğlu olduğu kudretle ilan edildi. Kitap'ı Mukaddes /Yeni Ahit/İncil/Romalılar 1:2-4

Bu kurtarış planı ve Mesih İsanın getirdiği müjde doğrultusunda artık Kutsal olan Tanrı ve günahlı olan insan arasında bir antlaşma sağlanmış olacaktı.

 

Bir adamın söz dinlemezliği yüzünden birçoğu günahkâr kılındığı gibi, yine bir adamın söz dinlemesiyle birçoğu doğru kılınacaktır. Kitap'ı Mukaddes /Yeni Ahit/İncil/Romalılar 5:19

Bu kurtarış planıyla Tanrı bizlere sadece O'nun lütfu ile kurtulabileceğimizi, kendi yaptığımız hiç bir iyiliğin yada hareketin kurtarış getirmeyeceğini anlatıyor ve başlangıçta fark etmez yada önemli değil şeklinde yaşadığımız yaşantının bizleri yalnızca ölüme götürdüğünü anlatıyor. Eğer kalıtsal günahımızı anlamaz ve yüzümüzü Mesih'e dönmez tövbe etmez ve yeterki insan olalım deyip yaşamın içinde kaybolup gidersek sonsuz kopuş ve ölümlülüğümüz devam eder ve asla o gerçek Tanrı lütfuna ulaşamayız. İşte bu noktada ne kadar iyi olduğumuz yada ne olduğumuz bizi kurtaramaz.


Bazılarının gecikmiş saydığı gibi Rab, vaadini yerine getirmekte gecikmez; ama size karşı sabrediyor. Çünkü hiç kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbe etmesini istiyor. Kitap'ı Mukaddes /Yeni Ahit/İncil/2. Petrus 3:9

İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı'nın armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir. Kitap'ı Mukaddes /Yeni Ahit/İncil/Efesliler 2:8-9


Ayetlerden anladığımız gibi gerçek kurtuluş yalnızca Tanrı'nın Mesih İsa'da hazırladığı kurtarış planında bulunmaktadır. Her kim günahını kabul eder Mesih'in çarmıhta akan kanını bu günaha kefaret ettiğini anlarsa o aynen başlangıçta olduğu gibi Tanrı'yla birlikte cennette sonsuz bir yaşamın sahibi olacaktır. Yok hala diyorsak ki, boş ver fark etmez o zaman günahlı doğamız içinde bereketten ve sevgiden uzak yaşamı kabullenip gitmiş olacağız ve böylece de insan olmak kavramının gerçekte ne olduğunu asla bulamayacağız.

www.yeterkiinsanolsun.com